NATO Ankara Zirvesi, ittifakın stratejik yöneliminde yapısal bir değişimi yansıtıyor. İran savaşı sonrası NATO’nun güney kanadının önemi artarken Türkiye’nin Karadeniz’e erişimi, Ortadoğu’ya komşuluğu, güçlü ordusu, gelişen savunma sanayisi, onu ittifakın vazgeçilmez aktörlerinden biri haline getirdi.
AVRUPA’NIN STRATEJİK DÖNÜŞÜMÜ
Avrupa’nın ABD’nin nükleer caydırıcılığına, istihbaratına bağımlılığı sürüyor. Ancak Ukrayna savaşı, İran krizi ve Washington’ın giderek Çin’e odaklanması, Amerikan teknoloji devlerinin getirdiği güvenlik riskleri, Avrupa’yı kendi savunmasını üstlenmeye zorluyor.
(...)
KÜRESEL JEOPOLİTİK
Ankara zirvesi, tek kutuplu dünya düzeninden çok merkezli rekabetçi bir uluslararası sisteme geçişin parçası. ABD dış politikasında, askeri güceöncelik veren imparatorluk projesi yaklaşımıyla müttefikler arasında görev paylaşımı yapan bir koalisyon lideri olma yaklaşımı yarışıyor. Zirve bu gerginlik içinde gerçekleşecek.
(...)
VE TÜRKİYE
Türkiye için Ankara zirvesi, salt diplomatik bir olay değil. Zirve ülkenin değişen küresel güç dengeleri içinde stratejik konumunu yeniden tanımlayabilir. Ukrayna ve İran savaşlarının ardından Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’nun kesişim noktasında bulunan Türkiye, yine, NATO’nun vazgeçilmez üyelerinden biri.
(...)
Avrupa’nın stratejik özerklik arayışı, Türkiye’yi Avrupa savunma mimarisine (üyelik çoktan unutuldu) entegre etmeyi gerektiriyor. ABD ise Türkiye’yi, NATO içinde stratejik bir ortak olarak görmek istiyor. (...) Zirvenin bu gerginliği de yansıtması bekleniyor.
No comments:
Post a Comment