Monday, February 16, 2026

Münih’te Zerstörungslust

 



Münih Güvenlik Konferansı cuma günü başladı.

Konferansta yaşananları konuşmadan önce, ABD’yi düşünerek hazırlanmış yıllık rapora ilişkin izlenimlerimi paylaşmak istiyorum: Batı’nın şu andaki güvenlik ortamını “yıkım güllesi politikası”, “yıkıcı adamlar” metaforlarıyla betimleyen rapor, bir Zerstörungslust (yıkma şehveti) egemen diyor.

(...)

Liberal uluslararası düzenin ideolojik hegemonyası çökmüş. Kimse “biraz daha serbest ticaret, biraz daha teknokrasi” paketinin sorunları çözeceğine inanmıyor. Bu, solun yıllardır işaret ettiği yapısal krizlerin ana akım tarafından da kabulü anlamına geliyor. Kapitalizmin “herkesi zengin edecek küreselleşme” vaadi tükendi, yerini kaba kuvvetin çıplak diline bıraktı; sömürü ilişkileri artık daha iyi görülüyor.

‘KOŞULLAR MÜKEMMEL’

G7’den BRICS ülkelerine uzanan geniş bir coğrafyada çoğunluk, “Gelecek daha iyi olacak” anlatısını artık satın almıyor. Üstelik pek çok ülkede seçkinler, küresel sorunların çözümünü artık ABD liderliğine bağlı görmüyorlar; yeni ittifaklara ve kurumlara açıklar.

Sağın (özellikle faşist sağın) yıkıcı projeleri çelişkilerle dolu. Trumpçı “otoriter” ırkçı milliyetçilik, bir yandan küresel elitlere ve kurumlara saldırırken diğer yandan toplumun en zenginlerini kayıran vergi rejimlerini, hidrokarbon kapitalizmini, militarizmi derinleştiriyor. “Ulusun çıkarı” adına yürütülen ticaret savaşlarının maliyetini, fiyat artışları ve işsizlik olarak emekçiler ödüyor. İklim kriziyle daha da sertleşen bu çelişkiler, egemen “siyaset rejiminde”, solun, kapitalizmden çıkarak “başka bir dünya” yaratmak için kullanabileceği derin çatlaklar açıyor.

(...)

“Zerstörungslust” patolojisine yol açan koşullardan ne “kurallara dönüş” nostaljisiyle ne de ekonomik büyüme saplantısıyla çıkılabilir. Tek çıkış yolu, kamusal mülkiyeti, iklim adaletini ve “bakım emeğini”, çoğunluğun refahını merkeze alan, eşitlikçi bir demokratikleşme programlarıyla örülen bir inşa vizyonundan geçiyor.

Münih raporu, farkında olmadan, bize Mao’nun ünlü sözünü hatırlatıyor: Evet, bir “kaos” var ve bir büyük dönüşüm için “koşullar mükemmel”... Ancaaak... yalnızca sol için değil, kopuş dönemi canavarları (faşizm) için de... Diyalektik işte! (Devam edecek)


Yazının tamamını okumak için tıklayınoz

No comments: