Tuesday, October 03, 2006

Seçim oyunu mu?

ABD ev piyasası köpüğü sönmeye devam ediyor. Ama tüketicinin umurunda değil yarın yokmuş gibi borçlanıp, harcamaya devam ediyor (*). Halbuki 3. Üç aylık dönemde ABD ekonomisi en fazla %1-1.5 büyüyecek diyorlar, resesyon olasılığı artıyor. Ancaaak!

Bu sırada, Petrol fiyatları düşüyor, bu gün (3 Ekim Pazartesi) kısa bir süre için de olsa 59 doların altına indi. Dow Jones indeksi hala çıkıyor. Kimi analistler burada bir durum var ama ne? diye soruyorlar. Kimileri “BUSH’in Suudi dostları yine kıyakçılık ediyor, petrol musluklarını açtılar” diyorlar. Seçimlere kadar, sonra… Petrol piyasası analistleri 2007 yılında fiyatların yüksek düzeyde seyir edeceğini söylüyorlar. Halbuki resesyon olasılığı, talep gerilemesi olasılığı demek, bu da petrol fiyatları üzerindeki basıncın azalması… Ama artacak diyorlar. Birileri bir şeyler biliyor… Bu konuya biraz daha yakından bakmakta yarar var…

(*) Analojinin baştan çıkarıcılığına dayanamadım: Hani küçük Amerika olacağız diyorduk ya. Olduk işte: Bizim cari açık da büyüyor, Bütçe açığı da saygı değer bir düzeyde, biz de dışardan gelen parayla finanse ediyoruz ekonomik büyümeyi. Bizde de paramız değer kaybedince dış ticaret açığı azalmıyor. Bize de yöneticiler ekonomi iyi merak etmeyin diye durmadan gaz veriyorlar. Bizde de medya pembe gözlüklere bayılıyor… “Yok kriz olmaz. Olsa olsa biraz sallanırız filan… Bizde de devletin tepesindekiler birbirine girmiş durumda… Bize de halk yarın yokmuş gibi yaşıyor. Bundan iyisi can sağlığı aynı Amerika gibiyiz valla. Ah bir de dolar basmanın yolunu bulsak…

1 comment:

EnginKurtay said...

2. Paragraf'la ilgili olarak:
Eğer şu ara Suudi'ierin seçim desteği ile petrol fiyatları geriliyorsa ve 2007'de resesyona karşın yeniden yükselecek ise, bunu herhalde Çin, Hindistan, genelde Uzak Doğu petrol talebi açıklayacaktır. Ancak resesyon nedeniyle ABD'nin dışalım gücü de azalacağından, Doğu'nun bu kez daha çok iç talebe ve kendi ulusal yatırımlarına dayanarak büyüyeceği varsayılıyor demektir. Doğu bu dönüşümü başarabilecek çapa ulaştı mı sizce ?
Ancak okuduğum bazı yorumlarda, yukarıdaki senaryoya, yani resesyon-talep daralması-deflasyon gidişatına asla izin verilemeyeceği, borç yükü altında deflasyon tam bir felaket olacağından, tercihin yine likidite pompalanması ve enflasyon yönünde olacağı ileri sürülüyor. Bu durumda dolardan kaçışı engellemek ve enflasyonu düşük göstermek için çeşitli oyunlara da başvurulacaktır belki... Nasılsa halkın çoğunluğu ne söylense-yazılsa yiyor yutuyor.