Monday, October 12, 2026

Fon krizi ve bir ironi

 

Haftalardır konuştuğumuz fon krizi çok boyutlu bir olay. Basitleştirirsek, bir eksoterik (yüzeyde görülebilen) boyutu var: kriminal işler, siyaset, aile, klan ilişkileri... Bir de esoterik (derin, teknik-bir anlamda altyapıya ilişkin) boyutu var: Artık-değerin üretimi, paylaşımı ve mülksüzleştirme. Aslında bir ironik boyut da var: Üretken yatırımların kaynak sıkıntısı çektiği, buna karşılık finansal kazançların ve rantın büyüdüğü bir ortamda patlayan kriz, siyasal İslamın AKP rejiminin ayakta kalmaya çalışırken kendi ekonomik dayanaklarını tükettiğini gösteriyor.

ESOTERİK BOYUT 

Ekonomide yaratılan artı-değer, kâr, faiz ve rant biçimlerinde paylaşılır. Artık değerin üretildiği sektörlerde özellikle sanayide, artık-değer üretiminde, fabrikaların yenilenmesi, teknoloji, yatırımlar, istihdam uzun vadeli finansman gerektirirken finansal yatımlar, spekülasyon ve rant gelirleri çok daha kısa dönemde gerçekleştirilebilir. Üreticinin, kâr oranları gerilemeye, ekonomik istikrara, ekonomi politikalarına güveni sarsılmaya başladığında, sermaye, finansal alana, spekülasyona, rant gelirlerine yönelmeye, artık-değerin paylaşımında, finansal kazançların ve rantların payı artmaya, kârın payı azalmaya başlar. Böylece üretken sermayenin yeniden üretimi için gerekli kaynaklar daha da daralırken bunun sonucu olarak artık-değer üretimi giderek faiz ve rant gelirlerini de etkileyecek biçimde daralmaya devam eder. Bu süreç -kriz eğilimleriderinleşirken sermaye giderek toplumda daha önce birikmiş serveti (tasarruflar, “yastık altındaki” varlıklar, hatta taşınmazlarda bloke olmuş değerler), finansal ve siyasi araçlarla talan/gasp etmeye yönelir: Böylece bir mülksüzleştirmesüreci başlar.

MÜLKSÜZLEŞTİRME ARACI OLARAK FON KRİZİ

Türkiye ekonomisinde, negatif reel faizler tasarrufların değerini aşındırırken insanlar birikimlerini enflasyona karşı korumak çabasıyla konuta, altına, dövize, borsaya ve yatırım fonlarına yöneldi. Ancak tasarrufların finansal sisteme akması, üretken yatırımlara kaynak sağlandığı anlamına gelmiyordu. Eksoterik boyutta işleyen siyasi kültürel etkenlerin altında finansal varlıkların büyümesiyle artık-değer üretim kapasitesinin gelişmesi birbirinden ayrıştı.

Fon krizi işte bu ayrışmanın bir sonucu, AKP rejimimin inşa ettiği finansal ve siyasi-kültürel ilişkilerin kolaylaştırdığı bir mülksüzleştirme olayıydı: 

(...)

Yazının tamamını okumak için tıklayınız

No comments: