Bu hafta Amerikan medyasında garip bir şey oluyor. Neocon entelektüel geleneğin iki büyük ismi- Robert Kagan ve Max Boot- art arda yayımladıkları analizlerde âdeta Amerikan hegemonyasının ölüm ilanını yazdılar. Kagan, İran karşısında "toplam bir mağlubiyet" yaşandığını, Hürmüz Boğazı'nın bir daha asla eski haline dönmeyeceğini iddia etti. Boot ise eski bir CIA analistiyle yaptığı söyleşide, Tayvan'da bir savaş çıkması durumunda Amerikan donanmasının bölgeden kaçmak zorunda kalacağını, Çin'in askerî üstünlüğünün artık "büyüklük sıfatlarından kaçınmayı zorlaştırdığını" ortaya koydu.
Bu yazıları okuyan bir gözlemcinin aklına ilk anda, “Neoconlar gerçekten pes mi etti?” sorusu gelebilir. Bir yorumcu da “imana mı geldiler?” diye sorarak dalga geçiyordu.
Ancak daha dikkatli bir bakış sonrasında, neocon “dünyasını” biraz bilen birisi hemen kuşkulanmaya başlayacaktır: Bunlar imparatorluk projesinden asla vaz geçmezler, sakın aslında bir tuzak kuruyor olmasınlar? “Dünyada ABD yenildi imajı yayılıyor” - aynı akımdan Cristopher Caldwell de bir hafta önce, New York Times’daki yorumunda “Amerika resmen çöküşte olan bir imparatorluk” demiyor muydu? Bence her üç yazar da satır aralarında: “Acilen bir şey yapmak lazım!” demeye getiriyorlar. Bu ana kadar uygulanan taktikler başarısız olduysa geriye o çok güvendikleri askeri-kinetik güç ve kara operasyonu kalmıyor mu?
Gerçekten de dün gece, Pentagon'dan "Çekiç" (Sledgehammer) adında yeni bir operasyonun hazırlık emirleri ilişkin bilgiler basına sızdırıldı. Bu bilgiler, İran'a karşı kara işgalini de içeren büyük çaplı yeni bir saldırı planının inşa edilmekte olduğunu ima ediyordu. Savunma Bakanı Hegseth, bölgedeki Amerikan güçlerinin "Şubat ayına kıyasla çok daha güçlü" olduğunu doğruladı. Yani Kagan "Kara işgali imkânsız, felaket kaçınılmaz" derken, Pentagon aynı anda o imkânsız denen şeyi planlıyordu.
Neoconların yaydığı karamsarlık bence, bir analiz değil, bir psikolojik harekât. Amaç, dış politika seçkinleri arasında "Artık her şey kaybedebiliriz" hissi yaratarak, her zamankinden daha şiddetli bir müdahaleyi "kalan tek seçenek" gibi göstermektir.
Şöyle bir mantık işliyor olabilir: 1. Önce sadece hava gücüyle bir operasyon başlatırsın. (Operasyonun adı "Epic Fury" idi.) 2. Hava gücü siyasi zafer getirmez; rejim çökmez, teslim olmaz. 3. Neocon analistler devreye girer: "Şah mat! Yenildik! İmparatorluk çöküyor!" 4. Karamsarlık zirve yapınca, başka bir neocon kanadı, ya da Kasım seçimlerine giderken yenilmişlik havası yaratmamak, belki de savaşı bahane etmek için Heritage Foundation faşistleri - bunlardan her şey beklenir- Beyaz Saray koridorlarında konuşmaya başlar: "Ancak... bir kara harekatı yaparsak belki..." 5. Ve "Çekiç" operasyonu masaya konur.
Dikkat edin: "Çekiç" sadece askerî bir plan değil, aynı zamanda bir hukuk manevrası. ABD Anayasası'nın Savaş Yetkileri Yasası, bir başkanın Kongre onayı olmadan sadece 60 gün boyunca savaşa girebileceğini söyler. "Epic Fury" 40 gün sürdü. Ateşkes ilan edildi. Şimdi operasyonun adı değiştirilerek yeni bir 60 günlük sürenin başlatılması hedefleniyor plabilir. Yani aynı savaş, aynı hedefler, ama yeni bir isimle yeniden paketlenmiş olabilir.
Neoconlar İmparatorluk projesinden vaz geçmiyorlar. Geçmezler, onların dünya görüşü, varlık nedeni 1990’ların sonundan bu yana bu imparatorluk projesi üzerine kuruludur. “ Project for New American Century” raporunu bunlar üretti. Komplo teorileri çevreleri 11 Eylül olayını dönüp dolaşıp bu, rapora dayanarak, bu kesime bağlar. 1998’de hazırlanan bu rapor ABD dış politikasında imparatorluk yönünde büyük bir değişim gerektiğini savunuyor ama çarpıcıbir olay olmadan bu değişimin Amerikan halkına anlatılamayacağını söylüyordu. O zaman da bunların esas hedefleri Afganistan ve Irak değil İran’dı çünkü bunlar İsrail lobisine özellikle de JINSA’ya (Amerika Yahudi Ulusal Güvenlik Enstitüsü) çok yakın bir kesimdir. Bugün Netanyahu hükümetinin “Büyük İsrail Projesi”nin dayandığı “The Clean Break” raporunu da bu çevrede üretilmişti.
Şimdi, "pessimistic" görünerek, aslında ellerindeki son kozu oynuyorlar: panik yaratmak. Panik yaratan bir entelektüel, birkaç hafta sonra gelen kara işgalini "mecburiyet" olarak satabilir.
Siz bu yazıyı okurken, Trump yönetimi iki şeyi bekliyor: Birincisi, Başkan'ın Çin lideri Xi ile yapacağı görüşmeden alacağı sinyal (Çin'in tarafsız kalması ya da en azından müdahale etmemesi). İkincisi, "Çekiç" operasyonuna yeşil ışık yakacak iç siyasi iklimin oluşması.
“Arsonistler” yangın raporu yazmıyor. Yeni bir kibrit arıyorlar.
No comments:
Post a Comment