Son iki yılda Nepal, Bangladeş, Kenya gibi çevre ülkelerde patlak veren protestolar gündeme bir “Z kuşağı isyanı” kavramını getirmişti. Geçtiğimiz birkaç ay içinde “merkezde”, Avrupa’da 9 ülkede, Avrupa dışında 14 ülkede patlak veren isyanlar, 1968 kuşağı isyanlarını anımsatan tarihsel bir “an” ile karşı karşıya olduğumuz düşündürüyor.
1968 kuşağı isyanları, II. Dünya Savaş sonrası, kapitalizmin refah dönemi kapanır, yapısal bir kriz başlarken patlak vermiş, ekonomik, siyasi kültürel dönüşümleri hızlandırmıştı. Günümüzdeki dalga neoliberal finansallaşma dönemi kapanırken tarih sahnesine çıkıyor.
68 KUŞAĞI...
Mayıs 1968 olayları hem kapitalist “refah toplumunun” hiyerarşilerine bir başkaldırıydı hem de sosyal demokrasinin reformculuğuna, “reel sosyalizmin” yarattığı düş kırıklığına bir tepki.
(...).
YENİ DALGA
Yine en dikkat çekici, gelişmeler Fransa’da yaşanıyor olsa da Z kuşağı İtalya, Belçika, İspanya, Portekiz, Almanya, Arnavutluk’ta, Meksika’da da benzer kaygılarla, taleplerle sokağa çıkıyor.
(...)
Banliyö gençliğinin, belirgin varlığı bu açıdan özellikle önemli. Çünkü bu gençlerin deneyimi, egemen eğitim anlayışının evrensellik iddiasının altında gizlenen sınıfsal ve ayrımcı çatlakları açığa çıkarıyor. Kâğıt üzerinde herkese eşit fırsat vadeden bir sistem, gerçekte gençleri ailelerinin gelirine, yaşadıkları mahalleye, olanaklarına göre farklı geleceklerle karşı karşıya bırakıyor. Dolayısıyla lise isyanı, eşit yurttaşlık vaadiyle toplumsal gerçeklik arasındaki uçuruma karşı bir başkaldırı olarak da karşımıza çıkıyor.
(...)
Diğer Avrupa ülkelerinde de gençlik isyanları ağırlaşan hayat pahalığı, derin gelir dağılımı adaletsizliği, konut sorunu, devlet güçlerinin özgürlükleri üzerindeki baskıları, ekolojik yıkım konularında birleşiyor. Gençler yalnızca taleplerinin karşılanmasını değil, kendileri adına konuştuğunu iddia eden temsil mekanizmalarını, öfkelerini yatıştırarak mevcut düzene geri döndürme girişimlerini de sorguluyor.
(...)
yazının tamamını okumak içiin tılklayınız
No comments:
Post a Comment