İran savaşının tetiklediği, enerji krizi öncekilerden farklı; yeni bir dönemin başladığını düşündürüyor.
HEGEMONYANIN SONU
Bu kriz, Wisconsin Üniversitesi’nden tarihçi Giuliana Chamedes’in yorumuna göre (Foreign Policy)20. yüzyılın enerji krizlerinden farklı. Chamedes, ABD merkezli düzen II. Dünya Savaşı sonrasında kuruldu ama “Gerçekte, savaş sonrası dönemin üç büyük petrol şoku -1956, 1973 ve 1978-79- Batı Avrupa ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ittifakı konsolide ederek bugünün siyasi, ekonomik düzeninin temelini attı” diyor. Bu “IV. kriz”, Batı ittifaklarını parçalıyor, dolar hâkimiyetini zayıflatıyor, alternatif jeopolitik yakınlaşmaları teşvik ediyor. Yazar, yeni, büyük olasılıkla Çin merkezli bir dünyanın şekillenmekte olduğunu düşünüyor.
ABD’de muhafazakâr kanadın önemli entelektüellerinden Christopher Caldwell de bu savaşın Amerikan hegemonyasının gerilemesinde belirleyici bir dönüm noktası olduğunu düşünüyor: “ABD’nin askeri, siyasi iddialarının gerçek yeteneklerinin ötesine geçmiş olması”... “klasik bir imparatorluk çöküş süreci sergiliyor” (New York Times).
“IV. kriz” ABD hegemonyasının sonuna gelindiğini gösteriyor ama daha fazlası da var. Bu enerji krizi yalnızca fosil yakıt rejiminin sürdürülemezliğine değil bu rejimin ürünü iklim krizine, jeopolitik darboğazlar (ticaret yolları) üzerinden gelişmekte olan bir gıda krizine de işaret ediyor: Hürmüz Boğazı kapanınca enerji ve gıda güvenliği sorunları kesişti. Kesişme noktasında Çin’in sergilediği profil, ABD hegemonyası sonrası düzene ilişkin önemli ipuçları sunuyor.
10 YILLIK PLAN!
Çin, dünyanın en büyük tahıl, et üretim sistemine sahip. Ancak 2001’de Dünya Ticaret Örgütü’ne katıldıktan sonra giderek daha fazla ithalata bağımlı hale gelmiş; tarımda dış ticareti açığı geçen yıl 124 milyar dolar olmuş.
Çin’in geçen ay açıkladığı 10 yıllık tarımsal gelişme master planı, o bağımlılık ilişkilerini kırmayı amaçlıyor. Global Times’ın aktardığına göre Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi ve Devlet Konseyi Genel Ofisi tarafından hazırlanan master plan...
(...)